Learn more
- Lights
- Cameras
Learn more
Learn more
Learn more
Required PBR textures:
- Base Color
- Roughness
- Metalness
- Normal
Learn more
Learn more
Learn more
Learn more
Learn more
Learn more
Learn more
Learn more
1/5
Şövalye bir devlet başkanı (papa dâhil) özellikle askerî hizmetleri dolayısıyla, hükümdara, kiliseye veya ülkeye hizmetlerinden ötürü verilen onursal bir unvan olan şövalyelik unvanına sahip kişidir.[1][2]
Şövalyelik kavramı, antik Yunan’daki Hippeis (Grekçe: ἱππεῖς) ve Roma’daki (Latince: equites) sınıflarından esinlenmiş olabilir.[3] Erken Orta Çağ döneminde, Batı Hristiyan Avrupa’sında şövalyelik, atlı savaşçılara verilirdi.[4] Yüksek Orta Çağ boyunca şövalyelik, küçük soyluluk sınıfı olarak kabul edilmekteydi. Geç Orta Çağ’da ise bu rütbe, ideal bir saray hristiyan savaşçısının davranış kuralları bütünü olan şövalyelik idealleriyle ilişkilendirildi. Çoğu zaman bir şövalye, bir vasal olup bir lordun hizmetinde seçkin bir savaşçı veya koruma görevi yapar, karşılığında da toprak mülkiyeti elde ederdi.[5] Lordlar, at sırtında savaş konusunda yetenekli olan şövalyelere güvenirdi. Orta Çağ’da şövalyelik, 12. yüzyıldaki kökenlerinden itibaren mızrak dövüşü özellikle olmak üzere süvarilikle yakından ilişkiliydi ve bu bağ, 15. yüzyılda Burgonya Dükalığı’nda üst soyluluk arasında bir moda hâline geldiği döneme kadar devam etti.
Geç Orta Çağ’da savaşın yeni yöntemleri klasik zırhlı şövalyeleri işlevsiz hâle getirmeye başlamıştı, ancak unvan birçok ülkede varlığını sürdürdü. Kutsal Roma İmparatoru I. Maximilian (1459–1519) bu bağlamda sıklıkla “son şövalye” olarak anılır;[6][7] ancak Hospitalier Şövalyeleri’nin Rodos Kuşatması (1522) ve Malta Kuşatması gibi en simgesel savaşlarından bazıları onun hükümranlığından sonra gerçekleşmiştir. Şövalyelik idealleri, özellikle Şarlman ve onun silah arkadaşlarını konu alan Fransa Hikâyeleri döngüsü ile Kral Arthur ve Yuvarlak Masa Şövalyeleri efsanesine odaklanan Britanya Hikâyeleri gibi Orta Çağ edebiyatında yaygınlık kazanmıştır.
EtimolojiŞövalye sözcüğü Türkçeye, Fransızcada aynı anlama gelen chevalier kavramından geçmiştir. Sözcüğün kökleri Orta çağ Latincesindeki caballus (yük atı) ve caballarius (atlı) sözcüklerine dayanır.[8] Modern İngilizcedeki cavalry (süvari) sözcüğü de aynı kökten gelir.[9]
TarihçeOrta Çağ'daki ilk şövalyeler profesyonel atlı askerlerdi. Bir kısmı feodal bir lordun veya hükümdarın -tımar sistemine benzer şekilde- toprak tahsis ettiği vasallardı ve gerektiğinde efendilerinin birliklerinde savaşırlardı; ancak toprak tahsis edilmeyen şövalyeler de vardı. Bazen efendi, şövalyeleri tek tek hizmetine alır ve onlara toprak tahsis ederdi; bazen de kendisine toprak tahsis edilen bir şövalye, yanında başka şövalyeleri getirirdi.
Şövalye efendisine korumalık yapar, keşiflerde eşlik eder, şatosunda bekçilik yapar ve gerektiğinde onun adına savaşlara katılırdı. İngiltere'de sadece hükümdarın şövalye istihdam etmesine izin verilirdi. Fransa'da ise diğer soylular da şövalye istihdam edebilirdi. Bu durum zamanla bazı soyluların çok güçlenmesine neden oldu.[10]
Önceleri şövalyeler yılda sadece 40 gün çalışırlardı.[10] 12. yüzyıldan itibaren şövalye sayısında azalma görüldü ve hizmet süreleri uzadı. Şövalyeler askerî hizmet yerine scutage (koruma parası) denen bir vergiyi vererek, seferlere katılmamaya başladı. 14. yüzyıla gelindiğinde, savaşta süvarilerin öneminin azalması, paralı askerlerin tercih edilmesi, toprak kiracılarının isteksizliği gibi nedenlerle şövalye sayısında ciddi bir azalma görüldü.[10]
Eğitim
Viktor Vasnetsov'un A Knight at the Crossroads (1878) adlı tablosundaki şövalye tasviriŞövalye olarak yetiştirilecek olan bir erkek çocuğu, yaklaşık 7 yaşındayken babasının evinde page (ayakçı) olarak çalışmaya ve eğitim almaya başlardı. Page eğitimi, muharebenin yanı sıra -çocuğun ailesinin sosyal sınıfına da bağlı olarak- avcılık, dans, müzik gibi konuları da kapsardı. Çocuk yaklaşık 12 yaşındayken efendisinin evine taşınır ve eğitimine -daha kapsamlı olarak- burada devam ederdi. Bu dönemde aday damoiseau veya valet (Almanya'da knappe) olarak adlandırılırdı. Bir seferde efendisinin kalkan veya zırh taşıyıcısı veya bir şövalyenin yardımcısı squire olarak görev yaptıktan sonra, şövalyeliğe uygunsa ve gerekli silah, zırh ve ekipmanları alacak parası varsa şövalyeliğe terfi edilirdi.[11]